Kastamonu Acacia madeninde atık patlaması: Borularda ne taşınıyor?

Acacia Madencilik’in işlettiği Hanönü’ndeki bakır madeninin atık boruları 11 Aralık’ta patladı. Kimyasal maddenin etrafa saçıldığı patlamadan dolayı ilçede yaşayanlar kaygılı. Şirket, borularda kimyasal olduğunu kabul etmeyerek su taşındığını savundu.

Kastamonu’nun Hanönü ilçesinde yaklaşık 3 yıldır bakır madeni çıkaran Acacia Madencilik’e ait atık havuzunun borularında 11 Aralık gece 03.00 civarında patlama yaşandı. 2 bin nüfuslu Hanönü’nün içinden geçen atık boruları, ilçede yaşayanların anlattığına göre yerleşim yerine 50 metreden daha yakın. Tarım arazilerinin ve çevredeki su kaynaklarının zarar gördüğünü ileri süren CHP Hanönü İlçe Başkanı Çetin Metin Karakoç, yaşadığı apartmandakilerle beraber suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi. İddialara göre 11 Aralık’taki patlama ilk değil.

‘PATLAMAYLA İLGİLİ BİLGİ VERİLMEDİ’

2019 yılında faaliyete başlayan bakır madeninde 750 kişi çalışıyor. Çetin Metin Karakoç ve Mustafa Özkan, madene karşı başta itiraz olsa da daha sonra işsizlik nedeniyle tepkilerin azaldığını söyledi. Maden kurulduktan sonra Hanönü Belediye Başkanı Serkan Uçar, AA’ya verdiği röportajda, Hanönü’nün Kastamonu’da “parlayan yıldız” olduğunu söylemişti. Madenin istihdam sağlamakla kalmadığını, esnafa da fayda sağladığını anlatan Uçar, “En az çevresel etki olacak şekilde sağlıklı şekilde ilerlemesini istiyoruz” demişti.

Ancak, yörede yaşayanlara göre madende pek çok kez kaza meydana geldi. Son olarak 11 Aralık’ta yaşanan patlamadan sonra, komşularıyla beraber suç duyurusunda bulunacaklarını söyleyen Hanönü CHP İlçe Başkanı Karakoç, kendilerine hiçbir şekilde bilgi verilmediğini, yapılan başvurularda hangi kimyasal maddenin sızdığının bilinmediğini söyledi. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün patlama yaşanan yerden numune aldığını sözlerine ekleyen Karakoç, sonuca dair umutsuz. Nedeni ise 2021 yılında ‘madenden kaynaklı’ derelerde yaşanan balık ölümlerinin sonuçlarına dair bilginin kendileriyle paylaşılmamış olması.

‘KİMYASAL DEREYE VE TARLALARA KONTROLSÜZ ŞEKİLDE AKTI’

Karakoç, Kızılırmak’ın en büyük kollarından olan Gökırmak’a madenden kimyasal sızdığı endişesini taşıdığını belirterek şöyle konuştu:

“Madenin atık sahası kentin tam içerisinde. Karşısında yatılı bir devlet okulu bulunuyor. Benim yaşadığım apartman ile mesafe 50 metre bile yoktur. Atık boruları da ilçe jandarmanın önünden geçiyor. 18 Kasım’da jandarmanın önünde bir sızıntı daha olmuştu. Onu yaptılar ama kimyasal dereye karıştı. Ne kadar temizlendi bilmiyoruz. ‘Zararsız’ diyorlar ama zararsız kimyasal olur mu? 11 Aralık gece 03.00 civarında bir patlama daha oldu. Patlama yine aynı boru hattında meydana geldi. Kimyasal maddelerden oluşan zehirli atıkların depolandığı flotasyon tesislerinin havuzundaki borular patlamış ve kimyasal atıklar, tesisin hemen altında bulunan dereye ve tarlalara kontrolsüz aktı. Görevli, yetkili ve sorumlular gereğini yapmadıkları için bölgedeki tüm flora, fauna zarar görmüş ve topraklarımız, bitki örtümüz ve sularımız zehirlendi.”

‘ŞİRKET SİYANÜR KULLANMADIĞINI SÖYLÜYOR ANCAK NE KULLANDIĞINI SÖYLEMİYOR’

İlçede genellikle sulu tarım yapıldığını söyleyen Karakoç, çiftçilerin tarlalarına kimyasal ulaştığını belirtti. Mustafa Özkan da Karakoç’a benzer ifadeler kullandı. Fakat Özkan, madene ait ÇED raporunu okuduğu için teknik bilgiye biraz daha hakim. Cevher zenginleştirmenin belirli yöntemleri olduğuna dikkati çeken Özkan, madendeki ana maddenin sülfürik asit olduğunu söyledi. Sülfürik asitin ne olduğunu da herkesin tahmin edeceğini dile getiren Özkan, şu sözleri kullandı:

“Cevheri ayrıştırmak için kullanılan bu kimyasal atık havuzuna gidiyor. Flotasyon (yüzdürme) yönteminin ana karakteristiği bu. Şirket ‘biz siyanür kullanmıyoruz’ diyor. Fakat ne kullandıklarını söylemiyorlar. Kimyasalı atık havuzuna gönderen borulardaki sızıntı, ne yaparlarsa yapsınlar su toplama havzasına karışıyor.”

‘ENSEMİZDE DEMOKLES’İN KILICI SALLANIYOR’

Özkan, ÇED raporundan edindiği radyoaktif depoyla ilgili şirkete yazılı sorduğu soruya yanıt alamadığını da ekledi:

“Sesimizi duyurmak için sosyal medyadan paylaşımlar yapıyorum. ÇED raporunda radyoaktif madde saklama deposu olduğu yazıyordu. Ne olduğunu öğrenmek istedim, yanıt alamadım. Ensemizde Demokles’in kılıcı sallanıp duruyor.”

ŞİRKET ATIK BORUSUNDA SU OLDUĞUNU İDDİA ETTİ

Acacia Madencilik tarafından Artı Gerçek’e yapılan açıklamada, atık borularında kimyasal olmadığı söylenirken hangi maddelerin taşındığı bilgisi paylaşılmadı. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Söz konusu olan küçük sızıntı otomatik uyarı sistemimizden gelen uyarı sonrasında boru hattımızda tespit edilmiştir. Toksik madde içermeyen bu sızıntı tespit edilir edilmez tesisimizde üretim faaliyetleri hemen durdurulmuştur. Acil durum planlarımıza uygun olarak ilgili yerel yönetimler, kamu kurumları, Çevre İl Müdürlüğü bilgilendirilmiştir. Eş zamanlı olarak teknik ekipler sızıntının kontrol altına alınması için sahaya yönlendirilmiş, temizlik çalışmaları birkaç saat içerisinde tamamlanmıştır.”

Yaşanan kazada atık borularından çevreye ne kadar atık yayıldığına dair bilgi paylaşmayan şirket, bölgeden yetkililerin numune aldığını ve herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığını söyledi. Önceki gün ilçede düzenlenen bir toplantıda şirketin yaptığı sunumda, borularda su taşındığı iddia edildi. Ancak, Hanönü’nde yaşayanlara göre atık borularında taşınan kimyasal tarım arazilerine yayıldı. Bölgede yaşayanlar atık borularının kent içinden dışına taşınmasını talep ediyor.

Haber: artigercek – 21.12.2022

Diğer Yazılar