Tokat Adliyesi önünde bir eylem yapan Tokat Çevre Platformu kentteki maden ruhsatlandırmalarına ve çevre tahribatına karşı yaptığı açıklamalarda ekosistemin korunmasının önemi vurgulanarak, doğayı tahrip eden projelere karşı birlik çağrısı yapıldı.

Tokat – Tokat Çevre Platformu, kentteki maden ruhsatlandırmalarına ve çevre tahribatına karşı Tokat Adliyesi önünde bir eylem düzenledi. Adliye binası önünde gerçekleştirilen basın açıklamasına, ücret ve tazminat hakları için direnişlerini sürdüren Şıkmakas işçileri de destek verdi. Eylemde konuşan temsilciler, ekosistemin korunmasının önemini vurgulayarak, doğayı tahrip eden projelere karşı birlik çağrısı yaptı.
“Bizler maaşlı elemanlar değil, gönüllü savunucularız”
Açıklamada konuşan Tokat İli Dernekleri Federasyonu Başkanı Fevzi Can, maden projelerinin arkasındaki emperyalist politikalara dikkat çekerek, bu girişimlerin doğayı yok etme planı olduğunu belirtti. Can, “Bu ekosistemi bu emperyalist barbarlar ne hale getirmek istiyorsa, size şunu anlatmak isterim: Sadece Tokat ilinde 935 tane ruhsat var. Bizi ‘Türkiye’nin bu teknolojiye ihtiyacı var’ diyerek ikna etmeye çalışıyorlar. İnanmayın. Bu çalışmaların arkasında kapitalist bir anlayış yatıyor” dedi. Geçmiş dönem medeniyetlerinden altın kaldığı iddialarını eleştiren Can, “Bunlar siyanür ve sülfürik asit madenciliği ile doğayı yok etme planlarıdır” ifadelerini kullandı. Can, Tokat’ın yeşil alanlarının korunması gerektiğini vurgulayarak, börtü böceğin hakkını savunmak için mahkemeden çıkacak kararı beklediklerini sözlerine ekledi.
“Bin ton altının bir tutam ot kadar faydası yok”
Tokat Çevre Platformu Sözcüsü Hüseyin Çaykara ise konuşmasında çarpıcı bir anekdota yer verdi. Kaz Dağları’nı tahrip eden ve daha sonra kansere yakalanan bir maden mühendisinin hikayesini anlatan Çaykara, mühendisin şifa bulmak için doğadaki endemik otlara muhtaç kaldığını belirtti. Kanada’da bir ay tatil yapan mühendisin, Türkiye’deki doğa tahribatını gördükten sonra hastalandığını söyleyen Çaykara, “İhtiyacı olan ‘taş kıran’ ve ‘keven’ otunu bulamadığında, ‘Bin ton altının, bir tutam ot kadar insana faydası yok’ diyerek gerçeği anlamıştır” dedi. Çaykara, doğanın tahribatının nihayetinde insan sağlığını tehdit ettiğini vurguladı.
“Toprağın üstü, altından çok daha değerlidir”
Eylemde söz alan CHP Milletvekili Özgür Karabat, yürütmeyi durdurma kararlarının kendi lehlerine çıktığını hatırlatarak, açılan davalardaki usulsüzlüklere dikkat çekti. Karabat, “İşletme ruhsatı, ÇED raporu ve ruhsat alanının birbirleriyle uyumsuzlukları belgeleriyle mahkemeye sunuldu. Burada yapılmak istenen iş, ne Tokatlının ne de bu ülkenin lehinedir” dedi. Maden projelerine karşı sivil toplum örgütleriyle birlikte mücadele edeceklerini belirten Karabat, “Bu toprakların üstü, altından çok daha kıymetli ve değerlidir. Hiçbirimizin zenginlikleri yok etmek gibi bir derdi yok, ancak bu projelerin vatandaşın veya ülkenin zenginleşmesiyle bir ilgisi bulunmuyor” şeklinde konuştu.
Eylem, maden projelerine karşı mücadelenin süreceği mesajıyla sona erdi.
Haber: Evrensel / 21 Nisan 2026
