Trabzon Akyazı sahil bandı için Prof. Dr. Osman Bektaş, aktif fay ve zemin hareketi verilerine dayanarak “özel riskli alan” çağrısı yaptı.

Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden emekli Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Trabzon Akyazı sahil bandında aktif fay ve zemin hareketine dikkat çekti.
Trabzon’un Akyazı kıyı bandında yer alan büyük yapılaşmaya ilişkin teknik değerlendirme yayımlayan Prof. Dr. Osman Bektaş, kamuoyunda yerleşmiş “Trabzon deprem bölgesi değildir” algısının bilimsel verilerle örtüşmediğini belirtti. Açıklama, özellikle Akyazı’daki dolgu alan üzerindeki yapıların zemin güvenliği başlığında öne çıktı.
Sahil hattında aktif fay ve sismik hareket verileri
Prof. Dr. Osman Bektaş, Trabzon kıyı hattının Karadeniz içindeki aktif ters faylar ve kıyıya paralel uzanan normal fayların etkisi altında bulunduğunu ifade etti. Son dönemde kaydedilen 3 büyüklüğünün üzerindeki depremler ile uydu radar verilerinde (InSAR) tespit edilen 7 milimetrelik ani çökmelerin yer kabuğunda hareketlilik gösterdiğini aktardı.
Bektaş, mikro ölçekte de olsa tektonik hareketlerin sürdüğünü vurguladı. Açıklamada yer alan verilere göre:
- Son dönemde 3 büyüklüğünün üzerinde depremler kaydedildi.
- Uydu radar (InSAR) verilerinde 7 milimetrelik ani çökme tespit edildi.
- Kıyı hattı aktif ters ve normal fay sistemlerinin etkisi altında bulunuyor.
Akyazı’daki yapılar ve “tavan blok” değerlendirmesi
Akyazı sahil bandında yer alan Trabzon Şehir Hastanesi ve Papara Park kompleksine ilişkin teknik tanımlama da paylaşıldı. Prof. Dr. Osman Bektaş, söz konusu alanın jeolojide “tavan blok” (hanging wall) olarak adlandırılan ve fay hattının denize doğru çöken hareketli parçası üzerinde bulunduğunu belirtti.
Bektaş, bu alanın tek bir sağlam zemin parçasından oluşmadığını ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:
“Bir yapboz gibi mikro-bloklara ayrılmış bir yapı söz konusu.”
Bektaş, açıkta meydana gelen depremlerin bu mikro blokları tetikleyerek bağımsız hareketlere yol açabileceğini kaydetti.
Ağır yapı yükü ve diferansiyel oturma riski
Akyazı’daki büyük yapıların milyonlarca tonluk yük oluşturduğunu hatırlatan Bektaş, bu yükün hassas zeminde ek baskı yarattığını ifade etti. Açıklamada, ağır yapı yükünün tektonik çökmeyi ve zemin oturmasını hızlandırabileceği belirtildi.
Özellikle “diferansiyel oturma” riskine dikkat çeken Bektaş, zeminin her noktada aynı oranda çökmemesi durumunda yapı temellerinde makaslama ve eğilme gerilmeleri oluşabileceğini söyledi.
Sürekli izleme ve teknik kontrol çağrısı
Bektaş, yapısal güvenliğin sürdürülebilirliği için ileri teknolojiyle sürekli izleme yapılması gerektiğini ifade etti. Teknik öneriler şu başlıklar altında sıralandı:
- Hastane ve stadyumda bulunan ivmeölçer verilerinin uydu verileriyle eş zamanlı analiz edilmesi,
- Derin sondajlarla yerleştirilecek inklinometrelerle yer altı kayma hızının ölçülmesi,
- Su, gaz ve elektrik altyapı bağlantılarının ani zemin atımlarına karşı kontrol edilmesi.
Bektaş, Akyazı kıyı bandının aktif fay zonu niteliği taşıdığına dikkat çekerek bölgenin “özel riskli alan” statüsünde değerlendirilmesini önerdi.
Açıklama, Trabzon Akyazı’daki dolgu alanlar üzerindeki yapılaşmanın teknik veriler ışığında yeniden incelenmesi çağrısını gündeme taşıdı. Gözler, ilgili kurumların atacağı adımlara çevrildi.
26 Şubat 2026
