Yıllar önce inşa edilen HES’in ÇED süreci ‘yeni’ başlıyor: Sil baştan talan!

Giresun’da HES’in tetiklediği sel felaketi gündemdeki yerini korurken HES ısrarı bitmiyor. Şehir içi HES’in Ulusoy Holding’e ait ilk örneği olan Ayancık HES, yıllar önce kuruldu ancak yargı, projeye dair verilen ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararını iptal ettiği için tesis mühürlendi. Şirket, atıl durumdaki HES’i faal hale getirmek için ÇED sürecini başlattı.

GİRESUN’daki sel felaketi Karadeniz’de neredeyse her derenin üzerine kurulan hidroelektrik santralları (HES) gündeme getirse de HES ısrarı son bulmuyor.

Sekiz yıl önce ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararıyla üretime başlayan şehir içi hidroelektrik santralların (HES) ilk örneği Sinop’un Ayancık ilçesindeki HES projesini Danıştay durdurdu.

Ancak Ulusoy Holding’e İlk Enerji yeniden ÇED süreci başlattı. Söz konusu HES şu an kurulu durumda ancak çalışır vaziyette değil.

2012’DE ÜRETİME BAŞLADI

Ayancık HES, ilk etapta 8,58 megawatt olarak planlandı ve ÇED Yönetmeliği’nin kapsamı dışında ‘değerlendirildi.’ Sonrasında söz konusu projede kurulu güç 15,6 megawatta çıkarıldı. Bu esnada 2008 yılında ÇED Gerekli Değildir” kararı verildi. Sinop İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’nün firmaya ÇED muafiyeti sağlayan kararını tam 51 bölge sakini yargıya taşıdı. Ardından 2012 yılında yapılan ‘geçici kabul’ ile firma elektrik üretimine başladı. Samsun 1. İdare Mahkemesi, 22 Mayıs 2013 yılında verdiği hükümle ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararını iptal etti. İptal kararının gerekçesi, özetle şöyle oldu:

♦ Proje Tanıtım Dosyası’nda bazı gerekli önlemler alınmış olduğu görülse de özellikle can suyunun belirlenmesinde ve hayvanların su ihtiyaçları konusunda yeterli bilgi yok.

♦ Su samuru ve nal burunlu yarasa türlerinin HES çalışmalarından olumsuz etkilenmemesi için hangi önlemlerin alınacağının belirtilmedi.

♦ Proje alanında olduğu söylenen diğer hayvanlardan hangisinin hayatsal faaliyetlerini yapabilmeleri için dere suyuna ne zaman ihtiyaç duyulacağı ve bunun için hangi önlemlerin alınacağı bilgisi eksik.

♦ Bırakılacak can suyu derede yaşayan balık türlerinden alabalıkların su ihtiyacını karşılamıyor.

♦ Proje alanındaki canlılığın korunması amacıyla bırakılacak can suyu miktarının 1 m3 /s olarak ifade edildi ancak bunun hangi yöntemle belirleneceği dosyada belirtilmedi.

DANIŞTAY KARARINA RAĞMEN…

Karar üzerine Ayancık HES, 30 Haziran 2013 tarihinde mühürlendi. Ancak Sinop Valiliği ve İlk Enerji, kararı temyiz etti. Danıştay 14. Dairesi, 6 Kasım 2013’te kararı bozdu ve 1 Ocak 2014’ten 31 Ağustos 2015 arasında HES elektrik üretmeye devam etti. Fakat Samsun İdare Mahkemesi, kararında ısrarcı olarak ‘işlemin iptaline’ karar verdi ve HES faaliyeti yeniden durduruldu. Sinop Valiliği ile İlk Enerji, yeniden temyiz süreci başlattı. Bunun üzerine Danıştay 14. Dairesi, kararı onadı ve ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararını iptal etti. Karar üzerine kamuoyunda HES’in santral binasının, su iletim hatlarının ve regülatörlerin yıkılması bekleniyordu ancak bu gerçekleştirilmedi.

KARARI ‘DİKKATE’ ALMIŞLAR

Devamında Ulusoy Holding’e ait İlk Enerji, yargı kararını ‘dikkate alarak’ Ayancık Çayı ve yan kolları üzerinde yer alan HES için yeniden ÇED süreci başlattı. Hâlihazırda inşa edilmiş olan HES’e dair ÇED dosyasında şu ifadelere yer verdi: “İşletmeye alınması planlanan Ayancık HES kapsamında yer alan tüm ünitelerin inşaat çalışmaları tamamlanmış ve kurulu vaziyette bulunmaktadır. Dolayısıyla proje kapsamında herhangi bir inşaat çalışması yürütülmeyecek olup, sadece tesisin uzun süredir faaliyette olmaması dolayısıyla bakım-onarım çalışmaları söz konusu olacak.”

KATILIM TOPLANTISI YAPILACAK

Firma, ÇED dosyasında projeye ilişkin ‘halkın katılımı toplantısı’ yapılacağını da belirtti: “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenecek tarihte “ÇED Sürecine Halkın Katılım Toplantısı” yapılacaktır. Bahse konu Halkın Katılım Toplantısı, projeden en çok etkilenmesi beklenen ve yerleşim yerlerinden yöre halkının ulaşım açısından sıkıntı yaşamayacağı yerleşim yerinde yapılacaktır.”

HES felaket getirdi

CHP, ‘Türkiye’deki HES gerçeği ve Giresun sel felaketi’ başlıklı rapor hazırladı. Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın tarafından hazırlanan raporda,”Giresun ve ilçelerinde yapılmış ve yapılmakta olan hidroelektrik projelerinin olumsuz etkileri tahribat yağan yağmur, sele, heyelana sebep oldu” ifadeleri yer aldı. Raporda, Giresun’daki sel ve afetten etkilenen hiçbir nehir ve derede kümülatif etki analizi çalışması yapılmadığı iddia edilerek, bu çalışmanın yapılmış olması durumunda Aksu Deresi üzerine 7 farklı HES santrali yapmanın sürdürülebilir olmayacağının anlaşılacağının altı çizildi.

Birgün – Uğur Şahin
02.09.2020

Diğer Yazılar