Kizirnos HES’e Karşı Direniyor /19.11.2010

Kayacık köyü dayanışma platformu basın bildirisi 

 

Değerli kizirnos halkı,değerli misafirler ve değerli basın mensupları. Gönül isterdi ki bu gün burada doğa adını güzel şeylerin anlatıldığı güzel bir ortamda güzel  bir toplantı gerçekleştirelim ama maalesef bunun tam tersini yaşamaktayız.

Su, hayatın tanımı, anlamı ve özüdür. Bir damlacık su da bile binbir türlü nimet ve hikmet gizlidir.Su,bütün dinlerce kutsanmıştır ve su, insan oğlunun şifa kaynağı olmuştur hep.yani sular dünyamızın varlık sebebidir. Uzayda dahi yaşam belirtisi adına  araştırma yapılırken ilk önce su ve oksijen araştırması yapıldığı,suyun ne kadar yaşamsal bir önem taşıdığının en basit örneğidir. İnsan vücudu suya ne kadar gereksinim duyuyorsa, doğada yaşayan canlılarda suya o kadar gereksinim duymaktadır. Ama biz bu gereksinimlere cevap vermek yerine kendi çıkarlarımız için doğal yaşamı katlediyor ve onca varlığın katilleri oluyoruz. Sularımızı susturur ve küstürürsek,doğaya ve doğal değerlere ihanette bulunmuş oluruz.Doğayla zıtlaşarak, boğuşarak hiçbir olumlu neticeye varamayız. Unutmayalım ki, doğanın, kendisinden zorla aldığımız değerlerini, bir gün tekrar geri alacaktır

 

Düşünün ki, özgürlük tutkunu bir insanı zincirlerle,prangalarla ve kelepçelerle tutsak ediyorlar.İşte bu durum, o insan için nedenli zor ve beter bir esaret hali ise,derelerimiz için o hes projeleride aynıdır. Çünkü ırmaklarımız özgürlüğün haykırışlı ve yiğit simgeleridir. Ama maalesef yiğitçe ve özgürce akan derelerimiz,sırtından kalleşçe hançerlenerek  satılmıştır. Su savaşlarının gündeme geldiği bu dönemde,sularımızı gözümüz gibi korumalıydık.

Elbette ki enerjisiz yaşanılamayacağını bizlerde biliyoruz,enerji üretilecektir, üretilmelidir ama elektrik üretilecek onca alternatif kaynaklar varken,bu hes projesi denilen katliam projelerine bu kadar ağırlık verilmesi anlaşılması zor bir durumdur. Kaldı ki ülke genelinde yapılan hes projelerinin ülke  ekonomisine olan yararı, yok denecek kadar az olduğu iyi bilinmektedir. Bizim isteğimiz, insanlarımızın ellerini  vijdanlarına koyarak  gördüklerini ve yaşadıklarını bir nebze olsun düşünmeleridir. Biz inanıyoruz ki, bizim insanımız duyarsız ve vijdansız olamaz. Yeter ki birilerinin baskısı altında kalmadan bireysel düşünerek fikirlerini özgürce ifade  edebilsinler. Bakınız, şu anda bulunduğumuz alan bundan yaklaşık kırk sene önce çam ağaçlarıyla kaplıydı. Öyle ki, bu dağlarda ağaçsız bir metre kare alan görülmesi imkansızın ötesindeydi. Ama aynı zihniyet bu gün olduğu gibi kırk sene önce de vardı ve bu güzelim doğa harikası ormanlarımız vahşice katledildi ve bu dağlar bu hale geldi.peki  Şimdi biz yeni kuşaklar, bu  orman katliamını yapanlara, bu mirası bize ulaştırmayanlara ne demeliyiz.

Hiç kuşku yok ki, zaman hızla akacak ve gelecek zamanlarda da, birileri hak ettikleri anlamda anılacaklardır.

Değerli dostlar, atalarımızın yaşadığı bu toprakları,bu yaylaları, bu dereleri,bu çimenleri, kısacası bu cennet vatanı sattırmalayım, bizleri boğazlamalarına izin vermeyelim. Unutmayalım ki giden geri gelmez, iki  üç sene sonra keşke dememek için bu günden harekete geçelim,  uyuyanlardan ve uyutulanlardan olmayalım. Sözlerimi bitirmeden önce kararlılıkla belirtmek isterimki, derelerimizi, yaylalarımızı, geyiklerimizi, balıklarımızı, kısacası yaşam alanımızı ne pahasına olursa olsun son ana kadar savunmaya devam edeceğiz,bu uğurda her türlü bedeli ödeyeceğimizden hiç kimsenin kuşkusu olmasın.

Kayacık köyü dayanışma platformu olarak burada bulunan herkese  şükranlarımızı sunuyor ve konuşmamı şu cümleyle bitirmek istıyorum,  son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda ve son balık öldüğünde, beyaz adam anlayacak paranın yenmeyen bir şey olduğunu.

HES PROJELERİNE HAYIR …

Kayacık Köyü Dayanışma Platformu

Deniz Çeliktas

 

Diğer Yazılar