Geleceğimiz tehlikede

Türkiye’yi bekleyen nükleer santral tehdidine karşı uzmanlar uyarıyor.

Dünya nükleer enerjiden vazgeçerken Türkiye nükleer enerji için adımlarını hızlandırdı. Mersin’deki Türkiye’nin 1. nükleer santralı Akkuyu inşaatı tamamlanmadan Sinop’ta yapılması planlanan ikinci nükleer santrala onay çıktı. Bölge sakinleri ve çevre aktivistleri karara tepki gösterdi. Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Proje Sorumlusu Onur Akgül, “Karar, Türkiye’nin geleceği açısından olumsuzdur. Dünyada, nükleer enerjinin yarattığı tehlike ve yıkım artık tartışılmıyor bile” diye konuştu. Akkuyu santralına ilişkin davayı Anayasa Mahkemesi’ne taşıyan avukat Arif Ali Cangı, “Akkuyu Nükleer Güç Santralı, Akdeniz havzası için büyük bir tehdittir” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin en mutlu şehri Sinop’a kurulmak istenen nükleer santral için çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) süreci, 27 Aralık 2017 tarihinde başlamıştı. Bölge sakinleri alanda çok sayıda ağacın kesildiğini açıklamıştı. 6 Şubat 2018’de gerçekleştirilen Halkın Katılımı Toplantısı’na çok sayıda bölge sakini alınmamıştı. Projenin nihai ÇED raporu geçen günlerde onaylandı. İnceburun mevkiinde, EUAS International ICC Merkezi Jersey Adaları Türkiye Merkez Şubesi tarafından yapılması planlanan projenin yatırım bedeli 20 milyar dolar hesaplandı. Kazı çalışmaları 2021’de başlayacak santralın 2031 yılında faaliyete geçmesi hedefleniyor. Tahsis edilen alanın tamamı 10 milyon 58 bin metrekare. Bu alanın yaklaşık 1 milyon 25 bin metrekaresinin santral alanı olarak kullanılması planlanıyor.

Gazetemize konuşan Sinop Nükleer Karşıtı Platform Derneği’nden (SNKPDER) Zeki Karataş yöre halkının tepkisinin yükselmeye başladığını belirterek “Dünya bu teknolojiden vazgeçerken Türkiye’de bunu neden seçerler? İnsan sağlığına ve insan yaşamına zararlı bir santral. Türkiye’de ne Sinop’ta ne de Akkuyu’da böylesi bir santrala ihtiyaç yok. Şu anda alanda kesilecek ağaç kalmadı. Bütün ağaçları kestiler. ÇED süreci için bölgeyi hazırladıklarını söylüyorduk, şimdi hazır halde. Önceden denizi göremezdik ağaçlardan. Artık her tarafı görüyoruz” ifadelerini kullandı.

DÖNÜŞÜ YOK

Avukat Arif Ali Cangı ise “Akkuyu Nükleer Güç Santralı Akdeniz havzası için büyük bir tehdittir. Akkuyu’da nükleer tesisi inşaatın başlaması ile operasyon sırasında ve herhangi bir beklenmedik kaza durumunda ekoloji, biyo-coğrafya, ekonomi ve geçimi tüm diğer faaliyetlerden öte, hayati bir şekilde turizm, tarım ve balıkçılığa dayanan Akdeniz çevresindeki insanlar üzerinde dönüşü olamayan bir felakete sebep olacaktır” dedi.

145 REAKTÖR KAPATILDI

Dünyada nükleer santrallar 1954’ten beri devrede. ABD dahil 31 ülke nükleer santrala sahip. Aralarında Türkiye’nin de olduğu yaklaşık 20 ülke ise yeni nükleer santral kurmayı düşünüyor. 69 reaktör inşa halinde. Dünyada 193 nükleer santralda 436 reaktör çalışıyor. Bugüne kadar 145 reaktör kapatıldı. Almanya, İspanya, Belçika hepsini kapatma kararı aldı.

VAZGEÇMEK İÇİN ASLA GEÇ DEĞİL

Akdeniz İklim ve Enerji Proje Sorumlusu Onur Akgül de özetle şöyle konuştu: “Gelişmiş ülkeler birbiri ardına nükleer santrallarını kapatıyor ve nükleer enerjiden çıkış planlarını devreye alıyor. Türkiye’nin de artık bu kirli, tehlikeli ve doğaya zararlı enerji üretim biçimi ısrarından vazgeçmesi gerekiyor. Proje şimdiden bölgenin doğal varlıklarına büyük zarar vermiş durumda. 

Faaliyet aşamasında ise soğutma suyu olarak deniz suyunun, ısınmış olarak geri verilmesi Karadeniz’de termal kirlilik yaratacak, deniz ekosistemini tehdit edecek. Bir diğer konu ise ortaya çıkacak nükleer atıklar. Bilinen bir atık bertaraf yöntemi henüz dünyada yok, ama nükleer atıklar binlerce, hatta milyonlarca yıl etkili. Proje bölgesine yakın yerleşim yerlerinde kanser gibi büyük sağlık sorunlarının artma riskleri ise cabası. Karar vericilerin; Akkuyu örneğini tekrar etmemeleri; bilime, sağduyuya ve yurttaş katılımına kulak vererek bu projeyi iptal etmeleri gerekiyor. Önümüzde hala Çernobil ve Fukuşima örnekleri var. Nükleer pahalıya patlar. Ondan vazgeçmek için asla geç değildir.”

Cumhuriyet/ 18.09.2020 – Hazal Ocak

Diğer Yazılar